Ben Ege Budak, 1998 yılında İzmir’de doğdum. 2016 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümüne başladım ve 2021 yılında mezun oldum. Üniversiteye adım attığım ilk günden itibaren, sadece akademik anlamda değil; sosyal, kültürel ve profesyonel anlamda da kendimi geliştirme fırsatı buldum.
Efe Aylın
2005 - Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Mezunu
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü ilk mezunlarındanım. Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü mezunlarının, hukuk mezunu birisinin avukatlık yapması veya aşçılık mezunu birisinin aşçı olması gibi, aslında mesleki olarak hariciyeci olması beklenebilir. Benim de ilk hedefim aslında bu doğrultuda Ankara'da devletimiz için çalışmaya başlamaktı.
İmge Ellez
2007 - İşletme Mezunu
Liseden mezun olduktan sonra hiç İzmir dışına çıkmak gibi bir hayalim yoktu. İzmir’de mevcut şartlarımı bozmadan ama aynı zamanda geleceğime de yön verecek çok iyi bir üniversitede okumayı istiyordum. İzmir Ekonomi Üniversitesi bu anlamda benim şansım oldu. 2007 yılında mezun olduğum üniversitemin bana kattığı çok güzel dostlukların yanı sıra, kişisel gelişimimde, kariyerim için çok önemi olan bilgi birikiminde ve tecrübemde önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.
Sude Uyulgan
2020 - Genetik ve Biyomühendislik Mezunu
2020 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik bölümünün ilk mezunlarından biri oldum. Farklı alanlarda uzmanlaşmış bölüm hocalarımız sayesinde lisans eğitimimde kapsamlı bir öğretim programına sahip olmak ileride çalışmak istediğim konuyu bulmamı kolaylaştırdı. 2019 yılı yazında Erasmus+Staj hareketliliği ile Leipzig Üniversitesi’nde iki aylık bir staj yapma imkanım oldu. Son yılımda ise Tübitak 2209-A bursiyeri olarak karaciğer kanseri üzerinde yaptığımız proje, laboratuvar deneyimlerimi güçlendirme fırsatı sundu.
Fulden Karameşe
2012 - Bilgisayar Mühendisliği Mezunu
Kısa sürede özlediğim, tekrar tekrar geri dönmek istediğim bir yer oldu İzmir Ekonomi Üniversitesi. Alanında gerçekten iyi olan öğretim üyeleriyle büyüdüğüm üniversitemi şüphesiz ki çok özledim. Hiyerarşinin olmadığı bir yer düşünün, size her daim destek olmak isteyen öğretim üyelerini mi, konserine gittiğimiz İspanyolca hocasını mı yoksa kantin de karşılıklı çay içip sohbet edebildiğimiz bölüm başkanımızı mı anlatayım? Sınav zamanları “yeter artık bunaldım” dedirtmesine rağmen yine de her sabah uyanıp keyifle gittiğim üniversitemin şimdi daha iyi anlıyorum değerini.